Brakiyal Pleksus Zedelenmesi ? Belirtileri Ve Tedavisi Hakkında Bilgi

Brakiyal pleksus zedelenmesi, Boyun bölgesinde beş sinirin birbirleri ile ağ şeklinde iç içe girerek ve dallar alarak omuz bölgesine kolu yukarı kaldıran 2 dirsekte bükmeyi sağlayan ve dirseği açan el bileği ile parmakların açma kapama hareketlerini yaptıran 3 sinirden oluşan yapıya brakiyel pleksus denilir.

Brakiyal pleksus hareketler dışında duyuyu sağlamaya, sıcak-soğuk ayrımını yapmaya, el ve kolun terleme gibi fonksiyonlarını sağlayan sinir sis-teminin önemli bir parçasıdır.

Zedelenme genellikle tavma ve basılar sonucu gerçekleşir

Hastalığın Sebepleri Nelerdir?

Brakiyal pleksus zedelenmeleri:

• Doğum sırasında bebeklerde,

• Kazalarda; trafik kazaları, motosiklet ve iş kazaları,

• Ateşli ve kesici silahlarla yaralanmalarda,

• Cerrahi yaralanmalarda,

• Disk hermilerinde,

• Spur basilarında,

• Radyoterapide,

• Virütik hastalıklarda,

• Tümör basılan ve metastazları sonraları erişkinlerde görülebilir.

Hastalığın Tanısı Nasıl Konulur?

Tanıda BT, MRG, kullamlır. Ayıncı tanıda röntgen, Sintigrafi ve romatizmal testler kullanılabilir.

Hastalığın Tedavisi Nasıl Yapılır?

Brakiyal pleksus yaralanması ile doğan bebeklerin öncelikle anne ve babasının psikolojik tedavisi gerekiyor. Aile bebeğin muayenesi sonrasında detaylı olarak bu konuda bilgilendirilmeli. Daha önce benzer yaralanmalardan tedavi edilmiş hastalardan örnekler verilmelidir.

Kolun çengelli iğne ile yatağa tespiti ve cihaz kullanımı gibi yöntemler eskiden çok kullanılıyorken günümüzde terk edildi. Hatta bu yöntemler kesinlikle yasak ve de sakıncalı.

Dirsek hükme hareketlerine ilk bir ayda başlatılan hastalar genelde tamamen düzeliyor. Üst kök tutulumu olan hastalarda 3. aydan sonra dirsek bükme hareketi başlayanların ileride 2 yaşından sonra omuz hareketlerini artıracak elini ağzına ensesine götürmesine yardımcı olacak adale nakli ameliyatı gerekebilir. Brakiyal pleksus lezyonu ile gelen hastaların %15-20’sinde erken sinir tamiri ameliyatı gerekiyor. %80-85 inde ise fizik tedavi ve koruma yöntemleri gerekir.

BROWN-SEQUARD SENDROMU

Paraplejik hastalarda bazen lezyon M. Spinalis’in bir yansım hastalandırır. O zaman su belirtiler görülür: • Lezyon tarafında piramidal tipte felç (kortikospinal yollar daha önce çaprazlaştığı için),

• Lezyonun karşı tarafına ağa ve ısı duyusunda bozukluk (Spino-talamik duyu yollan M. Spinalis’ te daha aşağıda çapraz yaptığı için),

• Lezyon tarafında vibrasyon, pozisyon ve pasif hareket duyusu gibi derin duyu bozukluğu (arka kordonda ki derin duyu yolları çaprazları henüz yapmadıklarından). Bu tabloya Brown-Sequard Sendromu denir.

BRUNNSTROM TESTİ

Bu testte iyileşme evreleri kullanılır. 6 iyileşme evresi vardır. 2. evre flask dönemin bitip spastisitenin başlamasıdır. 6. evre ise tam iyileşme evresidir.Test hakkında daha fazla bilgi için Brunnstrom egzersizlerine bakınız. BRUNNSTROM TESTİ Helmiplejik hastalarda motor iyileşme, beyin-deki lezyonun lokalizasyon ve büyüklüğü, ne-den, yas, hastanın motivasyonu gibi faktörlere bağlıdır. Brunnstrom, hemiplejikleri spastisite ve sinerji gelişimine göre 6 devreye ayrılmıştır. Tedaviyi bu devrelere göre ele almıştır. Bu devreler daha sonra Chedoke Rehabilitasyon Merkezinde standardize edilerek 7’ye çıkarılmıştır.

Devre l:

• Hasta tarafta flask bir paralizi vardır. DTR’ler ya hipoaktiftir veya alınamazlar istemli ya da refleks olarak aktif hareketler başlatılamaz.

Devre ll:

Spastisite başlamıştır. Pasif germeye karşı direnç hissedilir. istemli hareket yoktur. Ancak fasilitatör uyanlarla.., refleks olarak primitif hareket kalıpları, başlatılabilir. Bu hareket kalıpları spinal ve beyin sapı reflekslerine bağlı, stereotip fleksiyon ve ektansiyon sinerjileridir. Genellikle fleksör sinerjiden daha önce gelişir.

Devre III:

Spastisite maksimuma erişmistir. iyileşme bu devrede duracak olursa şiddetli spastisite devam eder. Hasta istemli hareketleri başlatabilir. Ancak zorunlu olarak temel ekstremite sinerjileri ortaya çıkar. Genellikle üstte fleksiyon, alt tarafta ekstansiyon sinerjisi hakimdir.

Devre IV:

Bu devrede spastisite azalır. Sinerji kırılmaya başlar. Hasta antogonist sinerjilerdeki bazı kombine hareketleri yapabilir. Spinal ve beyin sapı refleksleri ile kısmen entegre olmuş hareketler gelişir ve modifiye olur. Bu devre dirsek ekstansiyonda iken omuz 90 derece fleksiyona getirilerek veya dirsek 90 derece fleksiyonda iken ön kol pronasyon ve supinasyona getirilerek test edilebilir.

Devre V:

Spastisite oldukça azalmıştır. Ancak hızlı hareketleri ve hare-ketin tamamlanması engeller. Sinerji iyice kınlnuştır. Hasta tek tek eklem hareketlerini kontrol edebilir. Ancak bunun için büyük bir dikkat ve çaba harcar. Bu devre; • Dirsek ekstansiyonda ve ön kol pronasyonda iken omuz abduksiyona getirilerek, • Dirsek ekstansiyonda iken ön kol 90 derece den fazla, vertikale dogru fleksiyona getirilerek veya • Dirsek ekstansiyonda ve omuz 90 derece fleksiyonda iken ön kola pronosyon —supinasyon yapurilarak test edilebilir. Karşılaşma için hareketler sağlam tarafla birlikte yapılmalı hasta hareketi başarıyorsa süratartınlmalıdır.

Devre VI:

izole eklem hareketleri serbestçe yapılabilir. Ancak bazı hare-ketlerde bir gariplik vardır. Hızlı hareketlerde, hafif bir spastisiteden dolayı acemili çekebilir

Devre VII:

Hareketler normaldir.

 

 

Konu Hakkındaki Düşüncelerinizi bizimle paylaşın!.

Konu Hakkındaki Görüşlerini Bildir

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.