Romatoid Artrit Nedir ? Sebepleri , Belirtileri Ve Tedavisi Nasıl Yapılır ?

Romatoid Artrit genellikle el ve ayaklar gibi küçük eklemlerden başlayan, özellikle parmakların dip ve orta eklemlerini tutan, sinsi gelişim gösteren romatizmal bir hastalıktır. Yangılı romatizmal hastalıkların en tanınmışı ve önemlisi olan Romatoid artrite yakalananların yaklaşık yüzde 70’i kadınlardır. Çoğunlukla 20-45 yaslar arasında ortaya çıkarsa da, her yaşta görülebilir. Yeryüzünde hemen hemen eşit dağımlım gösterir. İnsanların yüzde 0,5 ile yüzde 1’i Romatoid artrite yakalanmaktadır.

Hastalığın Sebepleri Nelerdir ?Romatoid Artrit Nedir ? Sebepleri , Belirtileri Ve Tedavisi Nasıl Yapılır ?

Kesin oluş sebebini bugün bile tam bilmiyoruz. Kalıtım, nedeni bilinmeyen bir enfeksiyon, hormonal veya beslenme bozuklukları, nem ve soğuk hava virüsler üstünde durulmaktaktadır. Günümüzde en geçerli varsayım, romatoid artritin vücudun bağışıklık sisteminin kendi hücrelerine karşı savaş açıp, bu hücreleri yok etmesi sebeplerden biri olarak görülmektedir.

Bağışıklık sistemi yani savunma sistemi düzgün çalıştığında vücut savunması  bakteri, virüs ve diğer yabancı hücrelere karşı savaşın Romatoid artritde bağışıklık sistemi düzgün çalışmaz ve vücut kendi eklemleri ve diğer organlarına saldırır. Romatoid artritde iltihap hücreleri (beyaz kan  hücreleri yani  akyuvarlar) kandan eklem dokularına doğru hareket eder ve eklemlere saldırırlar. Eklem sıvısı artar ve eklemde sişlik meydana gelir. Eklem dokusundaki iltihap hücreleri eklemi etkileyip hasara neden olur.

Hastalığın Bulguları Nelerdir ?

Romatoid artritin belirtileri bugün oldukça iyi bilinmektedir. Ancak, romatizmal hastalıkların birçoğu, romatoid artrite benzer belirtiler verdiklerinden ve romatoid artrit de çok değişik görünümlerde ortaya çıkabildiğinden, tanıda büyük güçlüklerle karşılaşılmaktadır.

• Yaygın kas agnları, halsizlik, iştahsızlık, yorgunluk gibi genel belirtiler.

• Özellikle el parmaklarında üşüme ve uyuşukluk.

• Çok terleme

• Sabah yataktan kalkıldığında elleri açmakta güçlük (sabah sertliği), ağrı.

• Parmakların orta ve dip eklemlerinde şişme, ağrı Çoğunlukla her iki elde ayni eklemler tutulur, yani tutulma simetriktir.

Bunlar başlangıç belirtileridir. Bu arada vücut ısısı yükselebilir. Belirtiler önceleri geçiciyken, sonraları daha uzun süre kalırlar. Eklemlerindeki  şişlikler meydana çıkıp yeniden kaybolabilirler. Sabah sertliği önceleri yarım saat sürerken ve sabah işlerinin yapılmasından sonra kaybolurken, sonraları süre 1-2 saate çıkabilir.

Hastalık ataklar biçiminde gelişir. Her yeni atakta, daha çok eklem hastalığa yakalanır. Önceleri hastaların yakınmaları yalnız el eklemlerinde iken sonraları el bileklerinde de ağrı, şişme ve hareket güçlüğü ortaya çıkar. Ayak parmakları, ayak bileği, diz, dirsek, omuz eklemleri de hastalanır. Eklemlerin hastalığa yakalanmaları kesin bir sıra izlemediği gibi, eklemlerdeki hastalık belirtilerinin şiddeti de değişiktir. Kalça ve çene eklemleri en geç yakalanırlar. Eklemlerde, değişik oranda biçim bozuklukları oluşur. Hastalık, genellikle sinsi ve yavaş bir gelişim gösterir. Bazen çok hafif başlangıç belirtilerinden ileri gitmez ve o noktada durur, bazen de hastalığın herhangi bir döneminde duraklama olabilir.

Hastalık ilk değişiklikleri sinovyal zarda yapar. Yangı olayı, sinovyal zardan kıkırdağa, oradan da eklem kemiklerine geçer. Eklem kıkırdağı tümüyle yıkıma uğrayarak kaybolabilir. Kıkırdak altındaki kemikler de yıkımdan payını alır ve yer yer yenikler oluşur. Ataklar yinelendikçe, bu yıkımlar da artar. Kıkırdağın kaybolmasından sonra birbirine değen kemikler yangının etkisiyle birbirine yapışır ve kaynarlar (ankiloz), yani eklem eklem olmaktan çıkar.

Hastalığın Tanısı Nasıl Konulur ?

Romatoid artritte en tipik laboratuar bulgusu, hemen hemen her hastada sedimentasyonun hızlanmış olmasıdır. Sedimentasyon, romatoid artrite özgü bir bulgu değilse de röntgen bulguları ve klinik belirtilerle birlikte olduğunda önem taşır. Ayrıca, hastalığın hangi döneminde olduğunu ve gidiş hızını izlemede günümüzde en yararlı yöntemdir.

Romatoid faktör, hastaların yaklaşık yüzde 70’inde saptanabilir hastalığa özgü bir bulgudur. Ancak, tanı ve ayrıcı tanı dışında ne hastalığın ne de hastanın izlenmesinde büyük bir önemi yoktur.

Gerek hastalık ve gerekse ağrı nedeniyle çalışamaz duruma gelen kaslar güçlerini yitirirler incelir ve erirler. Eklem ve kasların üzerindeki deri kuru ve parlak görünüm alır. Vaktinde gerekli önlemler alınmamış ve tedavi edilmemiş hastalarda özellikle ellerde çok ağır biçim bozuklukları ortaya çıkar.

Diz, kalça ve ayak eklemleri de olaya katılırsa, hastanın hareketi büyük oranda engellenir ve yürümede de güçlük çeker. Özellikle kalça ve diz tutulmaları büyük sorunlar getirir, hastanın yaşamını  zorlaştırır. Bu nedenle daha başlangıçta, eklemlerin hareketlerinin korunması için tüm önlemler alınmalı ve gerekli önem verilmelidir. Hasta, doktorunun öğütlerini kesinlikle tutmalı, özellikle de bu eklemlerini hareketsiz bırakmamalıdır.

Vücudun her yerinde, ancak çoğunlukla eklemlerin çevrelerinde, özellikle dirsek eklemlerinin üst arka yüzünde deri altında, darı tanesinden yumurta büyüklüğüne kadar değişen irilikte olup, hastaya pek zarar vermezler. Romatoid artritte, eklem dışında başka organların hastalığa tutulması çok seyrektir ve o da, geç dönemlerde olur. Hastaların sandıkları gibi kalp, romatoid artritte ya hiç hastalığa tutulmaz, tutulursa da hastalığın geç döneminde ve ağır gidiş gösteren iyi tedavi edilmemiş olanlarda görülebilir.

Hastalığın Tedavisi Nasıl Yapılır ?

ilaç tedavisi:

Romatoid artritte ve hatta özel türlerinde kullanılan ilaçlar üç ana grupta toplanabilir:

Temel ya da uzun sürede etkili ilaçlar: Bunların en önemlileri altın tuzları,                   D-Penicilamin, bazı sıtma ilaçları (klorokin) ve bazı immünsupressiflerdir. Bu ilaçların hastalığı oluşturan esas nedene etkili olduğu kabul edilmektedir. Ancak, ilk üçünden kesin sonuç alınıp alınmadığının anlaşılabilmesi için en az 6 ay kullanılmaları gerekir. Bir iki haftalık tedaviyle karar verilemez. Bu ilaçların kullanımında, hastanın hekime güvendiği kadar hekim de hastasına güvenmelidir. Düzenli kontrole gelmeyen ve kendisine açıklanan yan etkileri hemen bildirmeyen hastalarda, bu ilaçlarla tedaviye devam edilemez.

• Belirtilere yönelik ilaçlar (steroid olmayan antiromatizmal ilaçlar): Ana maddeleri indometazin, diclofenac, iboprufen, proxicam ve benzerleri ilaçların etkisi yangı yani ağrı, eklem tutukluğu ve şişlik gibi belirtilere yöneliktir.

• Kortizon: Dikkatli kontrol ve doz düzenlemesiyle, sıkı hasta-hekim ilişkisi koşuluyla hiç çekinmeden kullanılabilir.

Fizik Tedavi Ve Rehabilitasyon :

Rehabilitasyon, yani hastanın mevcut gücüyle günlük işlerini ya da esas işini  yapabilmesi, çevresindeki gereçleri kullanabilmesi için gerekli eğitimi alması , sakatlıkları en aza indirebilmek üzere önlemler alınmasıdır. Rehabilitasyona hastalığın başlamasıyla birlikte başlanır. Fizik tedavi ve kaplıca uygulamaları, akut dönemin geçmesi yani sedimantasyonun gerilemesi ve ağrıların azalmasından sonra başlar.

Cerrahi Tedavi :

Bazı özel yöntemlerle günümüzde başarılı  sonuçlar alınabiliyor. Bu cerrahi girişimler üçe ayrılır:

• Koruyucu ve tedavi edici yöntemler. Burada yapılan iş, eklemin yargılanarak hastalanmış sinovya zarını çıkarmaktır.

• Yıkıma uğramış eklem kemiklerinden bazı parçaların çıkarılarak ekleme olabildiği oranda işlevlik kazandırma amacı güdülür ya da artık iş göremez hale gelen eklem, hastanın şikayetlerini azaltmak için dondurulabilir.

• Hasta eklemi yapay eklemle değiştirmek ki artrozlarda çok başarılı sonuçlar verebilen bu yöntemin romatoid artritte aynı oranda geçerli olduğu söylenemez.

Hastalıktan Nasıl Korunulur ?

Yaşamının en rahat veya en az yakınmayla sürdürebilmeniz için bazı kurallara uymak, bazı davranışlardan sakınmak ve yaşamınıza bir düzen vermek zorundasınız.

•Şikayetleriniz  azalsa da hasta olduğunuzu asla unutmayın, kendinizi yormayın. Egzersizlerinizi kesinlikle aksatmayın.

• Doktorunuzun verdiği  temel ilaçların yan etkilerini doktorunuza en kısa zamanda bildirin.

•Sert bir yatakta yatın, alçak baş yastığı  kullanın.

• Ayakların tabanını sert bir yere dayayarak ayak düşmelerini önleyin.

• Meyve sebze ve süt ürünlerini besinlerinizden eksik etmeyin.

• İnsanlardan kaçmayın , onlarla birlikte onların arasında olmaya çalışın.

Konu Hakkındaki Düşüncelerinizi bizimle paylaşın!.

Konu Hakkındaki Görüşlerini Bildir

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.